Kur Masayı Madam Despina
23 Mart 2017

Kumanda elinizden düştü Bayım …

 

Deniliyor ki kız çocukları sınavlarda erkeklerden daha başarılı oluyor. Her yaş döneminde yapılan genel sınavlardaki başarı oranlarından öyle olduğu net bir şekilde anlaşılıyor.

Bu başarı kız çocuklarının erkek çocuklarından daha akıllı olmasından ileri gelmiyor. Kız çocuklarına, doğdukları andan itibaren, ancak en ‘iyi’ ve en ‘sorunsuz’ olurlarsa yaşamda var olabilecekleri duygusu dayatılmasından ileri geliyor.

Hanım hanımcık giyinmeliyiz, edepli oturmalıyız, bir köşede usluca evcilik oynamalıyız, teyzelere ve amcalara hep gülmeliyiz, aksi olursa ayıptır. Ailemiz topluma karşı güç duruma düşer.

Ödev yaparken hiç hata yapmamalıyız, hep çalışkan olmalıyız, arkadaşlarımızla tartışmamalıyız, karnemiz hep pekiyi olmalı, aksi olursa ayıptır. Ailemiz topluma karşı güç duruma düşer.

Hem sağlıklı ve dinç olmalıyız, hem zayıf ve zarif olmalıyız, ancak ailemizin uygun gördüğü eğitimi almalıyız, hep güzel olmalıyız, tebessümlü olmalıyız ama aşırı kahkahadan kaçınmalıyız, erkeklerle özel arkadaşlık kurmamalıyız ama erken yaşta en iyi aile çocuğu ile evlenmeliyiz, aksi olursa çok ayıptır. Ailemiz topluma karşı çok güç duruma düşer.

Evimizin tek bir yerine toz değdirmemeliyiz, en güzel yemekleri biz yapmalıyız, kocamızın dünyanın en mutlu erkeği olmasını sağlamalıyız, en güzel ve sağlıklı çocukları doğurmalıyız, onların her anında onların yanında olmalıyız, tüm bunlar olurken hep bakımlı ve hep güzel olmalıyız. Şayet ola ki çalışıyorsak bu bahsedilenleri aksatmadan harfiyen yerine getirmeye devam etmeliyiz, aksi olursa aile dirliğimizi bozuyoruz demektir. Bu bir kadın için başarısızlık demektir, tüm ailemizi topluma karşı epeyce güç duruma düşürürüz.

 

Erkek çocuklarının istediği gibi giyinmeye, dilediği gibi oturmaya, atlayıp zıplayıp gerekirse kırıp dökerek oynamaya, gerekirse amca ve teyzelere küfür edip tükürmeye hakları var elbette. Çünkü, ‘Onlar erkek çocuğu teyzesi, erkeğin doğası bunu gerektiriyor.’

Ödev yaparken sayfayı yırtmaya,ödevi yarım yapmaya, sınıfın sonuncusu olmaya, arkadaşları ile kavgaya tutuşup küfürleşmeye, karnesinde kırıkları olmasına hakları var elbette. Çünkü, ‘Onlar erkek çocuğu amcası, bu yaşlarda doğaları gereği deli dolu oluyorlar.’

İstedikleri gibi gezmeye, istedikleri mesleği seçmeye, istedikleri eğitimi almaya, istedikleri kızlarla günlerini gün etmeye, sokaklarda taşkınlık yapıp eve zil zurna gelmeye hakları var elbette. ‘Oğlumuz erkek oldu artık, istediği neyse yapsın koçum, yakışır.’

Karısı kendisi aynı koşullarda bir işte çalışsa da yerden çorabını kaldırmamaya, karısı en iyi yemeği yapsa da isterse dışarıda gönlünce gezip eve gitmemeye, çocukları ile sadece eve geldikçe ilgilenip sevip sarmaya, yaptığı hiçbir aktivitede yanında olmamaya, kısa sorular sorarak verilen kısa cevapla yetinmeye,  ‘Bıktım her gün aynı karının yüzünü görmekten, yetti,’  diyerek başka kadınlarla da olmaya, karısını çocuklarını istediği zaman terk etmeye hakkı vardır elbette. Erkek adam ne yapsa hakkıdır. Sıkıya gelmez, içi içine sığmaz. Canı sıkılırsa toplum tanımaz, aile tanımaz dilediği gibi davranır.

 

Kız çocukları sınavlarda başarılıdır. Bu sayede en iyi üniversitelere girerler. Kültürel aktivitelere en çok kadınlar katılırlar. Kadınlar her yaş döneminde bireysel gelişimleri için çalışır ve kendilerine yeni yetkinlikler kazanır.

 

Akşamları işten dönmüş, elinizdeki kumandayı yarı uyur yarı uyanık halinizle düşüren, dünya yorgunu erkekler!

Çocuklarına dersini çalıştırmış, yemeklerini yapıp yedirmiş, evini toparlamış, kendine ayırabildiği zamanda elinde dikişi nakışı, tuvali boyası, kitabı kalemiyle hala çalışan kadınların entellektüel emeği her geçen gün çoğalıyor. Farkında mısınız? Değilseniz bugünden itibaren kumandanın elinizden düştüğünün ve artık sizde olmadığının farkına varın.

Didem Yeşim Pektok

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir