sizin hiç maviniz var mı
Sizin Hiç Maviniz Var Mı?
16 Mart 2016
özgür kadınlar
Özgür Kadınlar, Lou Andreas Salomé
22 Mart 2016

Feminizm nedir?Ne değildir?

feminizm nedir ne değildir

feminizm nedir ne değildir

Feminizm denilince aklınıza ilk ne gelir? Feministler nasıl kadınlar? Feministler bu hayattan ne ister? Bazen düşünürüm, herhangi bir meclisteki erkeklerin, kadın meslektaşlarına yönelik iç sesleri acaba ‘Bu feministlere fazla yüz vermeyin. Kadın Bakanlığı verin, mecliste bir koltuk verin, oralarda oyalansın kendince, ama yüz vermeyin. Kalkar da kadınların bireysel haklarına yönelik bir yasa çıkarmamız için öneri sunarlar, bir olur bizi ikna eder ve hele biz de onaylarsak işte o an hapı yutarız. Bu cadılar hemen üste çıkar, ilk aile dirliğini bozarlar yeminlen, evde ne kadın kalır, ne de bebeleri doyuracak birisi’ midir?

Şimdi ilk olarak, herhangi bir yerde bir feministe rastlarsanız sakın ha panik olup nasıl davranacağınız şaşırmayın. Bizler de etten kemikten, bir kısmımız aile kurmuş, eşleri ve çocukları ile mutlu, bir kısmımız aile kurmamış yalnızlığı ile mutlu, makyajı saçı giyimine özen gösteren veya makyaj yapmayı sevmeyen insan evladıyız. Belli bir şablonumuz yok bizim, türlü türlüyüz. Bizi ortak kılan şey, hayatımızdaki tüm seçimlerimizi kendimiz belirlememiz ve hayatımızı kendi isteğimiz doğrultusunda yönlendirmemizdir.

Bizi biz yapan ‘Sen kadınsın ve bunu kadın olduğun için yapacaksın veya yapmayacaksın!’ denilen şeyleri kabul etmiyor olmamızdır. Tek hedefimiz var o da TDK’ nın (TÜRK Dil Kurumu) tanımladığı üzere; ‘Toplumda kadın haklarını çoğaltma, erkeğinkiler düzeyine çıkarma, eşitlik sağlama amacını güden düşünce akımına sahip olmak.’
Onun için toplumda kadınların aklını erkeğe düşmanlık üzerine çelen, kocalarından, sevgililerinden ayıran, kişisel bakımına hiç özen göstermeyen, erkekleri yegane düşman edinmiş, hayırlı bir kısmet bulamadığı için erkek düşmanlığı olan feministliğin arkasına sığınan, toplumun görüldüğü anda dışlanması gereken mahlukları değiliz.

Mary_WollstonecraftFeminizm konusunda aklımıza ilk gelen isim İngiliz kadın yazar Mary Wollstonecraft ‘ tır. Tarihteki ilk feminist olarak adlandırılabilen yazar, ‘Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi’ adlı eseriyle ismini duyurmuştur. Ülkemizde İş Bankası Yayınları’ndan çıkarılan bu kitabı edinmenizi öneririm. Benkadinim.com kitap bölümüne bu kaynak eserin detaylarını sizinle paylaşmış olacağım. Ah Mary! Feminizm macerası daha çocukken erkek kardeşleri gibi okula gönderilip iyi eğitim almak istemesiyle başlamış. Kızım otur evinde mis gibi ne eşeliyorsun, değil mi ya?

Hele ki Fransa da Olympe de Gouges ne yapmış dersiniz? 1793 yılında, İnsan Hakları olarak görünen “Erkek Hakları” nın on yedi maddesinin kadınlara uyarlanmasını önerdi. Bir de cesaret bulup ne demiş: “Eğer kadının idam sehpasına mahkûm olma hakkı varsa, tribünden izleme hakkına da sahip olmalıdır.” Bak, bak devir o devir kadınlarda edep kalmamış. Sen kim kendini erkeğe eş koşmak kim bacım?

Biz de durum ne derseniz? 2. Meşrutiyet döneminde çıkan bir dergi var adı ‘Kadınlar Dünyası’. Dergi öyle yılın modasını, makyaj stilini, gezilecek mekanları, beyleri nasıl tavlayacağını anlatmayan cinsten bir dergi. Dergi, Feminizm ‘aile düşmanlığı, ahlaksızlık’ olmadığından bahsediyor. Feminizm var olan ahlaksızlıkları, adaletsizlikleri ortadan kaldıracak bir hareket olduğu belirtiliyor. Kadın kurtulmadan ülkenin kurtulması mümkün değildir deniliyor. Kadının eşitsiz durumu, boşanma hakkının olmaması, kadının eğitim hakkının olmaması, poligami, cariyelik, görücü usulü sert bir dille eleştiriyor.

Geçmiş aradan yüzlerce yıl. Aradan geçen nice feminist dalga akımları olmuş onları anlatıp tarihçeye bağlamayacağım işi. Konulara bakıyorum da günümüzde ne değişti?
Bu eşitlikçi günlerimizi, geçmişteki ninelerimize borçluyuz demeyi bizlerde istemez miyiz? Gelin görün üzerinde çalışılan konular aynı konular, biz yine aynı biz. Bu ne zaman değişir? Feministliğin ne olduğunu çok iyi anlayan ve uygulayan toplumlarla gelişir ve değişir. Örneğin, Kanada. En büyük alkışı hak ediyorlar. Her tür ayrışımdan uzak eşitlik ilkesindeki meclisi ile göreve devam ediyorlar.

Biz feministlerin konusu sadece eşit birey haklarını gözetmek ve bu konuda iyileştirici çalışmalar yapmaktır. Bugün oy veriyorsak, iş kurabiliyorsak, eş seçebiliyorsak, iş yerlerinde çalışma haklarımız azıcık olsun iyileştiriliyorsa feministlerin emeği büyüktür.

 

Y.Didem Pektok

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir